Güngör Güner
ÖZGEÇMİŞ

1958- 62 -) İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Seramik Bölümünü bitirdi.

1963-72 -) MEB.1416 yasanın bursu ile Almanya’da Seramik Sanatı ve Seramik  Mühendisliği eğitimi aldı. Almanya, Hollanda, Danimarka’da olmak üzere değişik firmalarda staj yaptı. Bazı tasarımları, Hutschenreuter ve Goebel  firmalarıca seri olarak üretilmek üzere satın alındı.

1972-2008 -) DTGSYO ve daha sonra Marmara Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi’nde Asistan, Doçent, Profesör Dr. ve Seramik Bölüm başkanı olarak görev yaptı çok sayıda Yüksek Lisans ve Sanatta Yeterlilik tezi yönetti. Yaş haddinden emekli oldu.

1988 -) Basılı makalelerin dışında ‘’Anadolu’da Yaşamakta Olan İlkel Çömlekçilik ‘’konulu tez çalışması  Ak-Yayınları Kültür Serisi tarafından basıldı ( ISBN 975-7630-04-0)

1958-2025 -) Altısı yurt dışında olmak üzere 17 kişisel seramik sergisi  açtı, yurt içi ve dışında çok sayıda karma sergiye katıldı, bazılarında ödüllendirildi. 1989 USA; 1996 Almanya’da konuk sanatçı ve öğretim üyesi;1990 Japonya‘da araştırmacı olarak bulundu. Kişisel seramik sergileri açtı; Geleneksel ve Çağdaş Türk Seramiği konusunda konferanslar verdi.

2009-2025 -)  İTÜ. Güzel Sanatlar Bölümü Lisans Programında konuk öğretim üyesi olarak ders verdi, sanat ve tasarım çalışmalarının yanı sıra, aralıklarla makaleler yazmakta ve konferanslar vermektedir.

İletişim Bilgileri  : gguner67@gmail.com ;    Instagram:  gguner 67

Tel:   0216 3918417 ;  0533 6296829

Adres :  Güngör Güner Aziz Mahmud Hüdayi Mah. Öğdül sok no 14/8 ÜSKÜDAR-İSTANBUL

KÜNYE

Güngör GÜNER
“Toprak Su İlişkisi ve Saydamlık”,
1993
62x42x18 cm

1993 yılı hayatımda hiç tanık olmadığım kadar kurak bir yıl olmuştu. Yağmur yazın yağmadığı gibi kışın da hiç yağmamıştı! Öyle ki ilkbahar mevsimi gelmişti ama ağaçlar kupkuru idi. Sonra nasıl olduysa bir yağmur yağdı. Ancak o yağmur yere hiç düşmedi! Ağaçlar onu havada kaptı ertesi gün hemen tomurcuklandılar ve çiçek açtılar. Sonra yağmur bir kez daha yağdı ama gene yere düşmedi, ağaçlar onu da havada içti ve ertesi gün yapraklarını açtılar. Bu arada oturduğum beşinci kata su, hiç çıkmaz oldu ve ben kovalarla beşinci kata su taşır oldum. O da kapıcı lütfedip kovalarımı doldurabilmişse. Yine o günlerde yabancı bir konuğum,1-2 adet kendinden kapatılabilen dört köşe plastik torbalarını giderken benim evimde unuttu. Alışkanlık torbaların içini hemen su doldurdum. Banyoda yerde sırayla duran su dolu torbalar çok güzel bir görüntü oluşturuyorlardı… Tam o sıralarda ben eski geleneksel Türk Hamamı’ndan sanat galerisine dönüştürülmüş bir galeride seramik sergisi açmanın arifesindeydim. Birden aklıma su dolu torbaları da bir biçimde birlikte sergilemek fikri geldi. Bu fikrimle izleyicilere şu mesajı vermeyi düşünmüştüm: “Su artık sergi salonlarında sergilenecek kadar ender bir metadır” Ve ben 1993 yılından beri “BEN SUYU SERGİLİYORUM” kavramı için ilham perilerim beni ziyaret ettiği süreçlerde bu bağlamda yapıtlar üretmeye devam ediyorum.

keyboard_arrow_up