Hasan Alveroğlu
ÖZGEÇMİŞ

(d. 1993, İstanbul), kentin dinamik dokusunu endüstriyel bir disiplinle yeniden yorumlayan çok katmanlı bir sanatçıdır. Sanatsal pratiği, Beykent Üniversitesi’nde %100 burslu olarak tamamladığı Endüstriyel Ürünler Tasarımı eğitiminin getirdiği yapısal bakış açısı ile sokak sanatının özgür ruhunun bir kesişimidir.

Kariyeri boyunca kenti bir tuval olarak kullanan Alveroğlu; Amazon, YouTube, Google ve National Geographic gibi küresel oluşumların yanı sıra Şampiyonlar Ligi ve Türk Hava Yolları gibi dev projelerle kentsel mekânda kalıcı izler bırakmıştır. Sanatçı, mural projeleriyle kamusal alanı estetik bir deneyim alanına dönüştürürken; İstanbul, Antalya ve Ankara gibi şehirlerin silüetine sanatsal bir derinlik katmıştır.

Üretimini sokaklardan çağdaş sanat galerilerine taşıyan sanatçı, eserlerinde kent hafızasını ve bireyin şehirle kurduğu ilişkiyi sorgular. 2022 yılında Mamut Art Project ile dikkat çekenAlveroğlu, son yıllarda Taxonomy of Urban Spaces (2023), Biennale Internationale d’Art NonObjectif (2023) ve Dar Ağaç Volta (2023) gibi prestijli sergilerde yer almıştır.

2024 yılına gelindiğinde ise Urban Tales, Future Of The Graffiti ve Follow The Signs gibi sergilerle sanatsal olgunluğunu I Learned Things At 30 (30 Yaşında Öğrendiğim Şeyler) temasıyla taçlandırmıştır.

Alveroğlu’nun pratiği yalnızca duvarlarla sınırlı kalmayıp; fotoğraf, video kurgu ve görseltasarım disiplinlerini de kapsayan bütüncül bir yaratım sürecidir. Geçmişte teknoloji ve endüstri alanlarında edindiği teknik tecrübeler, onun sanatına kusursuz bir işçilik ve çözümodaklı bir derinlik kazandırmıştır. Bugün hem bağımsız bir sanatçı hem de bir eğitmen olarak, sokağın enerjisini akademik bir hassasiyetle birleştirmeye devam etmektedir.

KÜNYE

Hasan Alveroğlu Chek

“Umut“

70×90 cm

Ahşap üzerine endüstriyel parçalar ve sprey boya.

 

 

Hasan Alveroğlu Chek

“Bazı Çatlaklar

70×90 cm

Ahşap üzerine endüstriyel parçalar ve sprey boya.

 

İlk sergim Industrial Dreams, şehrin enkazını endüstriyel unsurlarla birleştirerek yıkımı belgeliyordu. Devamı niteliğindeki yeni serim Two Ideas ise bu yıkımın ardından gelen fiziksel ve ideolojik yeniden inşa sürecine odaklanıyor. Şehirlerin yeniden şekillenmesi salt mimari bir eylem değil; politik ideolojilerin, ekonomik

eşitsizliklerin ve ayrıştırıcı inançların çarpıştığı bir alandır. 20 parçadan oluşan bu seri, kente kuşbakışı bir perspektiften bakarak, birbirine zıt fikirlerin kentsel mekânın inşası üzerindekidoğrudan etkisini inceliyor.

keyboard_arrow_up