Safigül KURTYİĞİT
“Metalin Hafızası: Nesneleşen Özne” 2023
6 adet, her biri; 30x30x7 cm
Alüminyum Üzerine Karışık Teknik
Bu çalışma, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca fiziksel yapıları değil, aynı zamanda kentsel emek biçimlerini ve gündelik yaşam pratiklerini nasıl dönüştürdüğünü eleştirel bir perspektiften inceler. Atık bir nesne olan teneke yüzey üzerine yerleştirilen “çekçekçi” figürü, kentin görünmez emekçileri ile onların topladığı materyal arasında ontolojik bir kesişim alanı kurar.
Metal yüzey, bu bağlamda, yalnızca bir taşıyıcı değil; anlamın üretildiği, katmanlaştığı ve müzakere edildiği bir anlatı düzlemine dönüşür. Sertlik ve kırılganlık, atık ve beden, nesne ve özne arasındaki ikilikler bu yüzeyde eşzamanlı olarak var olur ve birbirini dönüştürür. Figürün temsilden çıkarılarak nesne statüsüne indirgenmesi, öznenin maddi dünyayla kurduğu ilişkinin radikal bir yeniden düşünülmesini mümkün kılar.
Tenekenin açılmış ve parçalanmış formu, kentsel mekânın kırılgan ve parçalı yapısına işaret ederken; figürün bu yüzey üzerindeki varlığı, hayatta kalma stratejileri, döngüsellik ve görünmez emek pratiklerine dair izler taşır. Bu bağlamda çalışma, atık ile özne arasında kurulan karşılıklı dönüşüm ilişkisini görünür kılar.
Dolayısıyla bu üretim, bir geri dönüşüm pratiği önermekten ziyade; kentsel belleğin silinme süreçlerine müdahale eden, mekânsal şiddet ve unutma politikalarını sorgulayan eleştirel bir öneri olarak konumlanır.
Safigül KURTYİĞİT
“Metalin Hafızası: Nesneleşen Özne“ 2023
Video / Yerleştirme Dokümantasyonu
Bu video, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca fiziksel yapıları değil, aynı zamanda emek biçimlerini, bedenleri ve gündelik yaşam pratiklerini nasıl dönüştürdüğünü eleştirel bir perspektiften ele alır. Alüminyum yüzey üzerine yerleştirilen “çekçekçi” figürü, kentin görünmez emekçileri ile onların topladığı atık materyal arasında ontolojik bir kesişim alanı kurar.
Metal yüzey, yalnızca bir taşıyıcı değil; anlamın üretildiği, katmanlaştığı ve dönüştüğü bir anlatı alanı olarak işlev görür. Nesne, beden ve emek arasındaki sınırlar bulanıklaşırken, sertlik ve kırılganlık, atık ve beden, nesne ve özne aynı düzlemde karşı karşıya gelir. Bu bağlamda figür, temsiliyet alanından çıkarılarak nesneleşmiş bir varlık olarak yeniden konumlandırılır.
Açılmış ve parçalanmış alüminyum yüzey, kentsel mekânın kırılgan ve parçalı yapısına paralel bir yapı üretir. Figürün bu yüzeydeki varlığı, hayatta kalma stratejileri, döngüsellik ve görünmez emek pratiklerine dair bir iz alanı oluşturur.
Bu çalışma, geri dönüşüm fikrinden ziyade; kentsel belleğin silinme süreçlerine, mekânsal şiddete ve görünmez emek rejimlerine yönelik eleştirel bir müdahale olarak konumlanır